Yazı Detayı
18 Nisan 2019 - Perşembe 20:30 Bu yazı 413 kez okundu
 
Ağustos Böceği İle Karınca
Cengiz Doğan
 
 

Kışın yemek yiyebilmek için yazın çalışmak gerektiğini ilkokul kitaplarında hemen hepimiz Ağustos Böceği ile Karınca hikayesinde öğrendik. Büyüdükçe felsefi terimler eklendi buna, hiçbir başarının tesadüfi olmadığı anlatıldı. Kazanma ve başarıya dair bütün söylemlerin temelinde aslında bu Ağustos Böceği ile Karıncanın hikayesindeki ana fikir yatar.

Ülke olarak yerel seçimleri geride bıraktık. Çokça tartışılan ama Ekrem İmamoğlu’nun mazbatayı almasıyla Belediye Başkanlığının resmileştiği İBB seçimleri İstanbullu olarak hepimizi yakından ilgilendirdi. Maltepeli olarak da ilçede belediye başkanlığı ve meclis üyeliği seçimleriyle ilgilendik.  Ancak sonuçları gördük ki; bu seçimlerde şarkı söyleyen/yatan değil çalışan kazandı.

Maltepe kozmopolitik olarak çok farklı kültürleri, farklı illerden gelenleri ve farklı meslek/gelir gruplarına ev sahipliği yapıyor. Bu açıdan bakıldığında Maltepe’yi herhangi bir siyasi partinin ‘kale’ olarak görmesi mantıklı değil. Nitekim geçmiş belediye başkanları ve partilerine bakarsak bunu daha iyi anlayabiliriz. O zaman son dönemde CHP’nin hemen her seçimde önde olmasını neyle açıklayabiliriz…

AK Parti Maltepe’yi çok almak istedi, Maltepe’de kaybedilen her seçim sonrası ilçe başkanı değiştirildi. Yeni ilçe başkanı yeni iddialarla geldi. MHP İlk kez Maltepe’de böylesine iddialı bir seçime girdi. İsim olarak aday Maltepe’de hemen herkesin yakından tanıdığı, sempati duyduğu ve samimiyetine inandığı bir isimdi üstelik iki parti güçlerini birleştirerek bu seçime gireceklerdi.

CHP kanadında Ali Kılıç’ın partisi tarafından bir kez daha aday gösterilmesinin ardından yaşanan huzursuzluğun Cumhur ittifakı olarak kendilerine artı puan olarak geri döneceğini düşündüler. Bakarsanız çok da çalışmaya gerek yoktu aslında. Öyle ya CHP Maltepe’de neredeyse ikiye bölünmüş 15 güne yakın ilçe başkanı dahi atayamamış parçalı bir parti görünümü içerisindeydi.

Aday adaylığı sürecinde AK Parti’de bazı isimler ‘Ben varım’ dedi, CHP’de birçok isim çıktı. AK Parti’de aday adayları olanlar bile çalışmadı. Parti teşkilatı ‘hele aday belirlensin ona göre bakarız’ modundaydı adeta. İlçede iddialı olmayan MHP’de de durum çok farklı değildi.

Parti kanadında iktidar olmanın verdiği güven vardı daha da önemlisi hemen her seçimde olduğu gibi Erdoğan’ın ismine duyulan güven vardı. Seçime iki parti olarak ortak girilmesi de geçmiş seçimlerdeki farkın kapanması için yeterli olacaktı.

Son birkaç yıldır söylüyorum; seçmen saf olabilir ama asla aptal değil. Seçim için kapısını çalanla, seçim olmadığı dönemde kapısını çalanı aynı kefeye koymuyor. AK Parti ve MHP kanadının bu seçimde en büyük eksikliği bu oldu.

Seçime MHP’nin adayıyla girilecek olması AK Parti Maltepe teşkilatında ‘hayal kırıklığı yarattı’ Her ne kadar inkar edilse de bu gerçeği bilen biliyor. Gençlik kolları, kadın kollarında bunun motivasyon düşürdüğü de bir başka gerçek. Ortak düzenlenen programlarda kürsüde oturanların yüz ifadelerine bakıldığında yine bunu görmek mümkündü.

Baykan’ın tüm programları salonlara sığdırılmaya çalışıldı. Birkaç etkinliği dışarıda tutarsak Baykan o sivil toplumu kuruluşundan bir diğerine gitti onlarla kahvaltı yaptı yemek yedi sohbet etti. Bu ziyaretlerde Beşiktaş’ın büyük umutlarla yüksek rakamlar ödeyerek transfer ettiği ama sonrasında satmak için çalmadık kapı bırakmadığı Tabaca gibi, CHP’den transfer edilen eski ilçe başkanı ve meclis başkan vekili de yer aldı. Bunun seçmende karşılık göreceği düşünüldü. Hatta açıklaması sonrası görevden alınan İYİ Parti ilçe başkanı da bu toplantılarda yer aldı.

Tercih meselesidir ancak bunun seçmende karşılık bulmadığını sandıktan çıkan sonuçlar gösterdi. ‘Ziya Hayırlıoğlu istifa etmek için neden 5 yıl beklemiş’ diye sordu sandıkta seçmen? ‘Eski ilçe başkanı neden bu kadar yıl beklemiş bir şey mi vaat edildi’ diye sordu yine. ‘İYİ Parti’nin ilçe başkanı CHP listesinden aday gösterilse bu açıklamayı yapacak mıydı’ dedi.

Kanımca bir başka yanlış Ahmet Baykan’ın yaptığı tüm toplantılarda bütün projelerini Binali Yıldırım’ın desteğiyle yapacağını açıklamasıydı. Bir otorite çizmekten uzak kaldı bu konuşmaları. Ve konuşmaları hep aynı çerçevede yer aldı. Maltepe Belediyesi’nin kendileri tarafından borçsuz devredilmesi, şu an borç batağı içinde bulunması… Seçmen dedi ki ‘iyi de borçsuz belediye mi var?’

Seçim için son viraja girilirken AK Parti ve MHP çalışma temposunu artırdı ancak bu seçmeni ikna etmeye yetmedi.

Ali Kılıç, partisinin ilçe örgütünde yaşanan krizi aslında çok iyi yönetti. Normal koşullarda iktidarda olan her zaman yıpranır hele de partisi tarafından istenmeyen adam görüntüsünde olan birisinin moralini de motivasyonunu da koruması çok önemliydi. Kılıç bunu başardı. Zaferin kadınlara ulaşmaktan geçtiğini çok iyi bilmesi ve beş yıllık iktidarı döneminde ‘kavga’ yerine ‘hoşgörü-uzlaşı’ dilini kullanması krizin atlatılmasından sonra ona artı değer kattı.

Sonuçlar açıklandı; gelen nüfus giden nüfus, ölenlerin olması, ilk kez oy kullanacakların olması … netice itibariyle sonuç değişmedi. CHP ve Ali Kılıç ikinci kez 40 bine yakın farkla seçimi kazandı…

Olayın siyasi yönü özetle; teşkilatın  ‘seçimin son virajında’ olayın ciddiyetine varması ve çalışmaya başlaması. Tıpkı kaplumbağa tavşanın yarış hikayesindeki gibi. Bazıları kibir, bazıları aşırı güven olarak açıklayabilir bunu…

DEVAM EDECEK....

 

 
Etiketler: Ağustos, Böceği, İle, Karınca,
Yorumlar
Haber Yazılımı