Yazı Detayı
12 Nisan 2020 - Pazar 00:32 Bu yazı 188 kez okundu
 
APTALLIK, AÇGÖZLÜLÜK, KORKAKLIK, NANKÖRLÜK
Cengiz Doğan
 
 

İçişleri Bakanlığı tarafından 30 büyükşehir ve Zonguldak’ta 2 gün süreyle sokağa çıkma yasağı ilan etti. Dün gece 24.00’te başlayan yasak yine d ün gece saat 22.00’de duyuruldu.  Sonrası malum…

Aralık ayında Çin’de başlayan, tüm dünyayı etkisi altına alan ve Mart ayında ülkemizde de ilk vakaların görüldüğü virüsle mücadele kapsamında zaten bir süredir tedbirler alınıyordu. Esnek çalışma modeli, 65 yaş üstü ve 20 yaş altına getirilen sokağa çıkma yasağı, mecbur kalınmadıkça evden çıkılmaması çağrıları… Sağlık Bakanlığının ‘sosyal mesafe’ uyarıları…

Üstelik bunlar yapılırken 65 yaş üstünün gıda ilaç gibi ihtiyaçları devletin polisi tarafından karşılanıyordu. Virüsün yayılmasını engellemek, risk gruplarını korumak adına bu yaş grubunun maaşları bile evlerine PTT personeli tarafından getirilip teslim edildi.

İnsanlar hükümeti günlerdir sokağa çıkma yasağı ilan etmemekle eleştiriyordu. Yani aslında sokağa çıkma yasağı bekleniyordu… Ne oldu yasağın açıklanmasından sonra insanlar yaz yağmuruna mini etekle yakalanmış kız gibi koşmaya başladı…

Yasağın duyurulmasından yalnızca beş dakika sonra fırınlar ve bakkalların önünde kuyruklar oluştu. Bakkala markete koşanların hepsinin evinde en az on gün idare edecek kadar erzak olduğuna eminim. İstisnalar hariç herkesin evinde ‘yiyecek bir şey kalmadı’ denildiği anda bile 5-6 gün götürecek kadar erzak vardır. O zaman neyin telaşıydı bu?

Kaldı ki zaten sokağa çıkma yasağı beklenen bir durumdu beklentinin ilk anlarında zaten market rafları yağmalanmıştı. Yasaktan önce yaşananlar neyin nesiydi o zaman? Yangından mal kaçırma telaşı gibi insanları birbirleriyle tekme tokat kavga ettirecek, günlerdir virüs korkusuyla evden çıkmazken, sosyal mesafeyi unutarak küçücük bir fırına 20-30 kişi girmesine neden olan duygu neydi?

Hani toplumsal hafıza böyle durumlarda makarna almaya yönlendirir insanı. Dün gece onlarca ekmek almaya iten ruh hali nasıl açıklanabilir? Hepsinden vazgeçtim sokağa çıkma yasağında kendisini virüs riskine atıp o kalabalığın içine girerek tuvalet kağıdı alması nedir? Fotoğraflarda görüyoruz çoğu market kuyruklarına cips, çikolata vs almak için girmiş yani hiç birisi hayati öneme sahip yiyecekler değil. Eee?!!

Sadece iki saat sonra sokağa çıkma yasağı başlayacak. O zaman benzinliğe gidip kuyruğa girip aracın deposunu doldurmanın mantıklı bir açıklaması ne olabilir? Ya da var mıdır?  Sokağa çıkmayacaksın dolayısıyla aracı kullanmayacaksın o zaman aracın deposunda yakıta ihtiyacın da yok ki. Yasak kalkınca gider alırsın.

İçişleri Bakanlığı yasağı sadece iki saat önce açıkladığı için topa tutuldu gün boyu? Kimse şunu sormadı. Bakanlık bunu gece değil de sabah 10.00’da açıklasa acaba durum ne olurdu? Ben söyleyeyim dün gece iki saat yaşananlar 14 saat yaşanırdı ve marketlerle fırınlardaki durum çekirge sürüsünün geçtiği tarlaya dönerdi.

Bahsettiğimiz 48 saatlik bir yasak? Havaların ısınmasıyla insanların yaptırım olmazsa sokağa çıkacağı düşünülerek böyle bir karar alınmış ama sanırsınız o iki saatte alışveriş yapmazsa açlıktan ölecek.

Yasak sonrası insanları bakkala manava iten neden ‘hükümete güvensizlik olabilir mi’ diye soruyor insan ancak bakıyorsunuz İstanbul’da iktidarın ezici üstün olduğu ilçelerde durum çok daha vahim demek ki değil?

Dün akşam şunu gördük aslında;

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek; “Reis bizi Afrin’e götür” diyenler de, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyenler de en küçük olumsuzlukta ne kadar cesaretli olduğunu gösterdi bir şeyi daha gösterdi o da bu sözlerinde ne kadar samimiyetsiz olduklarını.

 Ne alakası var diyebilirsiniz?

Mustafa Kemal Atatürk, yokluklar için başlattığı Kurtuluş Mücadelesinde halk stok yapmaya gitmedi dahası elindekini devlete bağışladı ki istiklali elden gitmesin.

Bugün, Mehmetçik Suriye’yi alsın Şam’a gitsin, Musul’u Kerkük’ü alalım diye kahramanlık çıkışı yapanlar, askerimizin oradaki yaşam koşullarının onda birini iki gün yaşamaya cesaret edemedi. Hani Cumhurbaşkanı “buyurun gidin Afrin’e” dese içlerinden gidecek bir kişinin olmadığı görüldü dün akşam.

Oysa ilk günden beri alınan önlemlerin amacı virüsün yayılmasını engellemek, ölümlerin önüne geçmek, toplumun sağlığını korumaktı. Dün gece halk bir çuval inciri berbat etti ve suçu da İçişleri Bakanlığına attı. Kendisi sütten çıkmış ak kaşıktı.

En başa dönersek dün akşamki toplumsal refleksin psikolojik boyutunu uzmanlar açıklar belki ancak ben halk dilindeki boyutunu  ‘aptallık, açgözlülük, korkaklık” olarak açıklıyorum.

Aptallık; çünkü ölümcül virüsün kucağına attı kendisini dahası ailesini  

Açgözlük; evinde değil iki gün bir haftalık yiyecek olduğu halde stok yapma sevdasına girdi

Korkaklık:  açlıktan öleceğini düşündü…

Ve belki de tüm bunlara eklenmesi gereken bir madde daha var; zira polis, jandarma, öğretmen ve gönüllülerden oluşan binlerce insan yardım isteyene anında malzeme ulaştırmasına rağmen dün akşamki manzara yaşanıyorsa  bu nankörlüktür…

 
Etiketler: APTALLIK,, AÇGÖZLÜLÜK,, KORKAKLIK,, NANKÖRLÜK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Temmuz 2020
BANA HAK SİZE MÜSTEHAK
71 Okunma.
25 Haziran 2020
BİTMEYEN 48 SAAT
356 Okunma.
18 Haziran 2020
KOLTUĞUN HAKKINI VERMEK
96 Okunma.
05 Haziran 2020
BİR NESLİN BİTMEYEN ÇİLESİ?
132 Okunma.
03 Haziran 2020
SONUNU GETİREMEDİK
57 Okunma.
26 Mayıs 2020
MASKE AKSESUAR DEĞİL
102 Okunma.
24 Mayıs 2020
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA DEĞİL ‘OY’A BAKILIR
95 Okunma.
14 Mayıs 2020
UNUTMA MALTEPE
176 Okunma.
10 Mayıs 2020
İKİ NOKTAYA DİKKAT
180 Okunma.
10 Mayıs 2020
HEYECANI KAYBETMEMEK GEREKLİ
71 Okunma.
06 Mayıs 2020
YETER Kİ İSTESİN İNSAN
235 Okunma.
29 Nisan 2020
BÖYLE VİRÜSTEN KORUNMAZ
123 Okunma.
21 Nisan 2020
GÖZLERİMİ KAPARIM MAAŞIMI ALIRIM
184 Okunma.
16 Nisan 2020
MUHTARLAR DA VİRÜSLERE KARŞI SAVUNMASIZ
837 Okunma.
24 Mart 2020
VİRÜSÜN GÖR DEDİĞİ
267 Okunma.
21 Mart 2020
SOSYAL BELEDİYECİLİK VE SEVGİ SÖYLEMİ
161 Okunma.
19 Mart 2020
HAYDİ MALTEPE BELEDİYESİ…
209 Okunma.
12 Mart 2020
MALTEPE BELEDİYESİ İYİ GÜN DOSTUMU?
382 Okunma.
06 Mart 2020
BİR ÜZÜNTÜ BİR SEVİNÇ
140 Okunma.
01 Mart 2020
BİRLEŞTİRİCİ BİR DEVLET DİLİ
142 Okunma.
18 Şubat 2020
MESELE TÜRBAN DEĞİL SORUMLULUK BİLİNCİ
189 Okunma.
02 Şubat 2020
'ETİ'K ENKAZ ALTINDA KALDI
197 Okunma.
16 Aralık 2019
ELİ İŞTE GÖZÜ OYNAŞTA
619 Okunma.
01 Aralık 2019
PUSUDA BEKLEMEK!
343 Okunma.
18 Kasım 2019
ÇÖZÜME DAİR Mİ ANIYA DAİR Mİ?
508 Okunma.
12 Kasım 2019
KAYBETTİK İNSANLIĞIMIZI
776 Okunma.
07 Kasım 2019
RUH BAŞKA BİR ŞEY
225 Okunma.
01 Kasım 2019
DÖN BABA DÖNELİM
292 Okunma.
29 Ekim 2019
BİRİ HARİÇ...
252 Okunma.
24 Ekim 2019
MALTEPE’NİN ‘KORKMAZ’I
276 Okunma.
16 Ekim 2019
ADALET VE GÜVEN
259 Okunma.
10 Ekim 2019
KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR
578 Okunma.
02 Ekim 2019
ÇEKMESENE KARDEŞİM
286 Okunma.
09 Eylül 2019
HAYIRLI OLSUN
614 Okunma.
08 Ağustos 2019
HAKLININ YANINDA OLMAK
370 Okunma.
05 Ağustos 2019
YAPTIM OLACAK
279 Okunma.
24 Temmuz 2019
SALLA Bİ MESAJ ORTAYA KARIŞIK OLSUN
397 Okunma.
18 Temmuz 2019
KOLTUK SALLANDI
553 Okunma.
02 Temmuz 2019
ÇALIŞTAYIM VAR!
362 Okunma.
25 Haziran 2019
HERKES KENDİ İŞİNİ YAPACAK
441 Okunma.
23 Mayıs 2019
GÜCÜN BÜYÜSÜ VE HATA
567 Okunma.
11 Mayıs 2019
Bir Cenaze İki Sonuç Vefa-Vefasızlık
742 Okunma.
04 Mayıs 2019
Bugünlerin Yarını da Var
395 Okunma.
22 Nisan 2019
Hükümet, bürokrasi ve vatandaş...
431 Okunma.
18 Nisan 2019
Ağustos Böceği İle Karınca
523 Okunma.
15 Nisan 2019
Yine Yeni Yeniden Maltepe Ekspres
660 Okunma.
15 Nisan 2019
Son Söz Seçmende
255 Okunma.
Haber Yazılımı