Yazı Detayı
05 Haziran 2020 - Cuma 22:54 Bu yazı 150 kez okundu
 
BİR NESLİN BİTMEYEN ÇİLESİ?
Cengiz Doğan
 
 

1955 yılı ve öncesinde doğdu onlar

İstanbul’un bugünkü görüntüsünden çok uzak olduğu tozlu sokaklarda geçti çocuklukları köyden taşı toprağı altın diyerek İstanbul’a göç eden ailelerin çocuklarıydı çoğu.

Bazıları çocuktu bazıları delikanlı 60 ihtilali olduğunda

Meclis ve senatolu dönemi yaşadılar, 70’li yıllardaki ekonomik buhranları ve kısa ömürlü hükümetler döneminde bazıları yeni çalışmaya başlamıştı.  Gazetelerde her gün ‘anarşist’ diye haberlerin olduğu sağ sol çatışmalarının en canlı şahitleriydi yine onlar. Bazıları bu düşünce akımlarının içinde yer aldı, bazıları dışında.  Sendikaların sendika olduğu dönemde iş hayatındaydılar onlar, çoğu hayatında en az bir kere greve katılmış insanlardı.  Kredi kartının olmadığı dönemlerde bakkala, kasaba,  manava ve kiraya bıraktıkları maaşlarından artan üç beş kuruşla kıt kanaat geçinme çabası içindeydi.

12 Eylül 1980’de ‘Ordu Yönetime el koydu’ sözünü ikinci kez duydu onlar. 82 anayasasında oy kullandılar, yasaklı siyasilerin geri dönmesinde yine onların oyu vardı. 1983’de askeri yönetim sonrası ilk kez sandık başına gittiklerinde 60-70 ve 80’de kesintiye uğrayan demokrasinin bir kez daha vücut bulmasına şahitlik ettiler.

Kimi mavi yakalıydı, kimi beyaz yakalı, kimi özel sektörde kimi devlet dairesinde çalıştı 30 yıl…

90’larda bir ekonomik kriz daha yaşadı onlar üstelik yine sorumluluk omuzlarındaydı. 5 Nisan kararlarını gördüler. Tam ‘bu son’ derken 2001 ekonomik krizini yaşadılar bu kez… Çalışma hayatları darbeler ve ekonomik krizlerle boğuşmakla geçti ama pes etmedi onlar. Tüm zorluklarına karşın kimi iki kimi üç kimi dört hatta beş evladını büyüttü, okuttu iş sahibi yaptı. Dahası tüm bu krizlere rağmen iyi kötü birikimde yaptı çoğunluğu…

Emekli oldular artık kendi tabirleri ile torun torba sevme dönemiydi. İş hayatı süresince ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar nedeniyle birçoğu pas geçmişti zira hayatı. Onlar çocuklarının büyüdüğünü görememişti ama artık hedefleri torunlarının büyüdüğüne şahit olmaktı.

E tabi yaşın verdiği sağlık problemleriyle de boğuşmaya başlamışlardı artık.  Parkta bahçede torunlarıyla oynamak onlarla vakit geçirmek en doğal haklarıydı ikinci kez çalışmak zorunda olmayanlar için.

2017’de doların ateşinin yükselmesiyle aldıkları maaş erimeye başlasa da onlar buna da razı oldu.

Sonra

Sonra Aralık 2019’da Çin’in adını ilk kez duyduğumuz bir kentinde koronavirüs adı verilen bir virüs çıktı, Virüs Türkiye’de ilk kez 11 Mart’ta görüldü. ‘Riskli gruptasınız’ dendi onlara. ‘Hadi bakalım doğru eve’

Yasağın ilk haftasında bazıları dışarı çıktı, haber oldular neden çıktıkları merak edilmeden gazeteciler tarafından, ne üzücüdür ki sosyal medyada gençler tarafından alayabile alındılar. Sonra girdi hepsi eve. İki ay dile kolay tam iki ay özgürlüklerini feda ettiler. 

 Sonra onlara Pazar günleri ‘sokağa çıkabilirsiniz ama sınırlı’ dendi.  Dar bir alan çizilmişti bu izin için. Cezaevindeki mahkumların volta saati gibiydi bu izin. Eve yürüme mesafesiyle sınırlıydı.   

Vaka sayısının düşmesiyle birlikte ‘normalleşme planı’ açıklandı hükümet tarafından

Şehirlerarası seyahate yanlarında biri bulunması koşuluyla ve gittikleri yerde en az bir ay kalma şartıyla izin verildi. 20 yaş altı gençlere uygulanan sokağa çıkma yasağı 17 yaş altına çekildi, diğer yaş grupları için hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasağı kaldırıldı. Ancak normalleşme planında onlara özgürlük verildiğini açıklayan hiçbir madde yoktu.

Unutulduklarını düşündüler

Ötelendiklerini, köşeye atıldıklarını…  

İçlerinde elbette yasak kalksa da memnun edemeyeceğiniz ‘huysuz ihtiyarlar’ var bu yaş grubu içerisinde… hayattan bir şekilde memnun olmayan, her koşulda şikayet etmeyi seven, hatta yakınları ve çevresi tarafından ‘şu yasak biraz daha uzatılsa’ denilen… ancak torunlarını özleyen de var, onların elinden tutup gezdirmek isteyen de, torunlarıyla aynı sofrada yeniden buluşmak isteyende… Ya da tüm yaşadıklarına rağmen hayata pozitif bakmayı başarabilen ve bilgi birikimlerini maddi manevi çocuklarıyla paylaşmaya devam etmek isteyen de…

Sonuç olarak yasakla geçen üçüncü ayda onlar, üç ayda üç hafta sonu dışarı çıkabildiler, normalleşen süreç sonrası onlar soruyorlar şimdi; ‘virüsün kaynağı biz miyiz, yoksa günah keçisi mi ilan edildik. Bize uygulanan yasakta kalksın… Biz size ne yaptık?’

 
Etiketler: BİR, NESLİN, BİTMEYEN, ÇİLESİ?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ağustos 2020
CESARET Mİ APTALLIK MI?
29 Okunma.
09 Ağustos 2020
ŞAK DİYE…
426 Okunma.
12 Temmuz 2020
PARANLA REZİL OLMA DURUMU
425 Okunma.
06 Temmuz 2020
BANA HAK SİZE MÜSTEHAK
157 Okunma.
25 Haziran 2020
BİTMEYEN 48 SAAT
410 Okunma.
18 Haziran 2020
KOLTUĞUN HAKKINI VERMEK
148 Okunma.
03 Haziran 2020
SONUNU GETİREMEDİK
82 Okunma.
26 Mayıs 2020
MASKE AKSESUAR DEĞİL
135 Okunma.
24 Mayıs 2020
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA DEĞİL ‘OY’A BAKILIR
132 Okunma.
14 Mayıs 2020
UNUTMA MALTEPE
205 Okunma.
10 Mayıs 2020
İKİ NOKTAYA DİKKAT
200 Okunma.
10 Mayıs 2020
HEYECANI KAYBETMEMEK GEREKLİ
90 Okunma.
06 Mayıs 2020
YETER Kİ İSTESİN İNSAN
279 Okunma.
29 Nisan 2020
BÖYLE VİRÜSTEN KORUNMAZ
159 Okunma.
21 Nisan 2020
GÖZLERİMİ KAPARIM MAAŞIMI ALIRIM
233 Okunma.
16 Nisan 2020
MUHTARLAR DA VİRÜSLERE KARŞI SAVUNMASIZ
876 Okunma.
12 Nisan 2020
APTALLIK, AÇGÖZLÜLÜK, KORKAKLIK, NANKÖRLÜK
239 Okunma.
24 Mart 2020
VİRÜSÜN GÖR DEDİĞİ
319 Okunma.
21 Mart 2020
SOSYAL BELEDİYECİLİK VE SEVGİ SÖYLEMİ
185 Okunma.
19 Mart 2020
HAYDİ MALTEPE BELEDİYESİ…
236 Okunma.
12 Mart 2020
MALTEPE BELEDİYESİ İYİ GÜN DOSTUMU?
418 Okunma.
06 Mart 2020
BİR ÜZÜNTÜ BİR SEVİNÇ
154 Okunma.
01 Mart 2020
BİRLEŞTİRİCİ BİR DEVLET DİLİ
157 Okunma.
18 Şubat 2020
MESELE TÜRBAN DEĞİL SORUMLULUK BİLİNCİ
216 Okunma.
02 Şubat 2020
'ETİ'K ENKAZ ALTINDA KALDI
223 Okunma.
16 Aralık 2019
ELİ İŞTE GÖZÜ OYNAŞTA
654 Okunma.
01 Aralık 2019
PUSUDA BEKLEMEK!
357 Okunma.
18 Kasım 2019
ÇÖZÜME DAİR Mİ ANIYA DAİR Mİ?
526 Okunma.
12 Kasım 2019
KAYBETTİK İNSANLIĞIMIZI
855 Okunma.
07 Kasım 2019
RUH BAŞKA BİR ŞEY
249 Okunma.
01 Kasım 2019
DÖN BABA DÖNELİM
311 Okunma.
29 Ekim 2019
BİRİ HARİÇ...
274 Okunma.
24 Ekim 2019
MALTEPE’NİN ‘KORKMAZ’I
296 Okunma.
16 Ekim 2019
ADALET VE GÜVEN
316 Okunma.
10 Ekim 2019
KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR
603 Okunma.
02 Ekim 2019
ÇEKMESENE KARDEŞİM
309 Okunma.
09 Eylül 2019
HAYIRLI OLSUN
631 Okunma.
08 Ağustos 2019
HAKLININ YANINDA OLMAK
391 Okunma.
05 Ağustos 2019
YAPTIM OLACAK
299 Okunma.
24 Temmuz 2019
SALLA Bİ MESAJ ORTAYA KARIŞIK OLSUN
414 Okunma.
18 Temmuz 2019
KOLTUK SALLANDI
577 Okunma.
02 Temmuz 2019
ÇALIŞTAYIM VAR!
379 Okunma.
25 Haziran 2019
HERKES KENDİ İŞİNİ YAPACAK
457 Okunma.
23 Mayıs 2019
GÜCÜN BÜYÜSÜ VE HATA
597 Okunma.
11 Mayıs 2019
Bir Cenaze İki Sonuç Vefa-Vefasızlık
793 Okunma.
04 Mayıs 2019
Bugünlerin Yarını da Var
421 Okunma.
22 Nisan 2019
Hükümet, bürokrasi ve vatandaş...
455 Okunma.
18 Nisan 2019
Ağustos Böceği İle Karınca
554 Okunma.
15 Nisan 2019
Yine Yeni Yeniden Maltepe Ekspres
749 Okunma.
15 Nisan 2019
Son Söz Seçmende
276 Okunma.
Haber Yazılımı