Yazı Detayı
02 Ekim 2019 - Çarşamba 17:33 Bu yazı 95 kez okundu
 
ÇEKMESENE KARDEŞİM
Cengiz Doğan
 
 

90’lı yıllarda ekranlarda sıkça gördüğümüz görüntülerdi; polis tarafından gözaltına alınan şahıslar kendilerini görüntüleyen basın mensuplarına ‘çekmesene kardeşim senin anan bacın yok mu’ diye tepki gösterirdi.

90’lı yıllar geride kaldı aradan neredeyse 30 yıl geçti…  söylemler değişse de özünde çok da bir mantık değişikliği olmadığını gördük. Neden mi?

26 Eylül 2019 saat 13.59’da merkezi Silivri açıkları olan 5.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 99 depremini yaşayanların korkusu daha farklıydı elbette ancak deprem olgusuyla ilk kez tanışan 20 yaş altı gençler ve çocuklar vardı. Bunların büyük bir bölümü deprem olduğu sırada sınıflarında eğitim görüyordu. İlk panik atlatıldıktan sonra valilik bizim de aralarında olduğumuz basın kuruluşlarına geçtiği mesajda okulların tatil edildiğini açıkladı. Araçla seyahat ederken açıklamayı gördükten hemen sonra bize en yakın ve öğrencilerin dışarıda olduğunu gördüğümüz bir okulun yanında durduk. Stajyer arkadaşımızla okula gittik. İşi öğrenmesi için fotoğraf çekmesini istedim. ‘Deprem sonrası çocuklar öğretmenleriyle birlikte aşağıya indi okullar tatil edilince de evlerine gittiler’ diye haber yapacaktık. Fotoğraf çekmeye giden stajyer arkadaşımız az sonra geldi ve okul müdürünün ‘izin vermediğini’ ‘sizi şikayet ederim’ dediğini söyledi. Arkadaşımızın fotoğraf çekeceği yer okulun içi ya da bahçesi değildi. Çocuklar zaten önceleri benzin deposu olarak kullanılan bir başka arazide toplanmışlardı. Özetle kamuya açık alandı. Ben ‘orası okula ait değil çekebilirsin’ dedim. Bu sırada okul müdürü hanımefendi geldi. Çekim ahkam keserek bize mesleğimizi öğretmeye de kalkarak çekime izin vermeyeceğini söyledi. ‘Ne ben sıra dışı bir iş yapıyordum, ne de okulda sıra dışı bir şey olabilirdi. O zaman müdüre hanımın bu tavrı ve ahkamı neden olabilirdi? Bir anlam veremesem de kendisine de okula ait sınırlar içinde çekim yapmadığımızı söylemeye çalıştım. Bu kez beni tehdit etmeye başladı. ‘Şikayetçi olacağını, öğretmenlerin de bizi kameraya aldığını ve sosyal medyada bizi rezil edeceğini’ ekledi ahkam kesen ve bir öğretmene asla yakışmadığını düşündüğüm tavrıyla. Kendisine yanlış bir şey yapmadığımızı, öğretmenleri tarafından bize yönelik çekimi istediği yerde yayınlayabileceğini ifade ettim. Bir habercinin haber yapmasını engellemeye çalışan okul müdürünün, gazeteci olmadığı halde kendisi gazeteciyi videoya çekerek sosyal medyada rezil etmekle tehdit etmesi ilginçti aslında.

Biz bu polemiği yaşarken okul müdürü birden stajyer arkadaşımızın elindeki kameraya uzandı. Stajyer arkadaşımız vermek istemese de zorla elinden kamerayı aldı.

Basit bir deprem haberi bambaşka boyuta doğru ilerlemeye başladı doğal olarak. Hala nedenini bilmediğim bu tepki sonrası kamerayı alamayacağını söyledim ve geri vermesini istedim. Vermeyince doğal olarak polisi aradım. Polis gelinceye kadar okul müdürü ve yanında bulunan öğretmenler en küçük bir saygısızlığımız olmadığı halde bizi terbiyesizlikle itham edip tehditlerini sürdürdü. Polis geldikten sonra kamerayı bir otomobilin üstüne bırakmış. Yaptığının gasp olduğunu polis gelince anlamış olmalı ki kamerayı bir otomobilin üstüne bıraktığını söyledi. Karakola gittik ben tehditlerinden ve stajyer arkadaşımızın elindeki kamerayı gasp etmesinden ötürü şikayetçi oldum. İlginçtir tehdit eden, bir eğitimciye yakışmayacak sözleri sarf eden kendisi olmasına karşın o da bizden şikayetçi oldu.

Çocukları geleceğe hazırladığını iddia eden bir okulun, aynı ideal çerçevesinde olması gereken müdürünün sergilediği durum maalesef buydu.

 Siz örnek olacaksınız öğretmen/okul müdürü olarak çocuklara. Siz çocukların gözü önünde bunu yaparsanız, derste çocuklara hoşgörü vs. konularında anlattıklarınız ne kadar inandırıcı olacak. ‘ele verir talkımı kendi yer salkımı’ sözünü hatırlatmaktan başka ne işe yarayacak bina içi ve bina dışındaki davranışlarınız.

Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesinde bakın ne diyor; ‘Gazetecinin hakları, halkın haber alma hakkının ve ifade özgürlüğünün; meslek ilkeleri ise dürüst ve doğru iletişimin temelidir.’ Aynen onu yapmaya çalışıyorduk yani haber değeri olan bir konuyu kamuoyuna duyurmaktı amacımız.

‘Gazeteci tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma ve kamu yaşamını belirleyen, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme, araştırma hakkına sahiptir.’ Ancak sayın okul müdürü tarafından engellendik.

Habercilikte temel kural kamu yararıdır. Bizim ne okul müdürünün şahsıyla-ki tanımam bile- ne de okulun kendisiyle ilgili bir sorunumuz yok olamaz da. Burada haber konumuz çok netti. Valilik tarafından okulların tatil edildiğine dair görüntü çekip haber haline getirmek…

Müdüre Hanım, okulla ilgili bir sıkıntı vardı da onu mu görmemizi ya da öğrenmemizi istedi. Okulda MEB kriterlerine uymayan bir durum mu söz konusu. Her şey yolunda olsa böyle bir tepki vermemeliydi… Bunu da araştırıp sizlerle paylaşacağız…

 
Etiketler: ÇEKMESENE, KARDEŞİM,
Yorumlar
Haber Yazılımı