Yazı Detayı
07 Temmuz 2020 - Salı 20:58 Bu yazı 362 kez okundu
 
ÇOKLU BARO ÇOK MU FAZLA
Ziya Gökalp Şahin
 
 

Neden tek bir merkez ve ona bağlı merkezler üzerinden süreci yönetmek varken daha da dallanıp budaklandırmak istenir?

Burada amaç ne?

Kim neyin peşinde?

Çoklu baro sistemine geçilmesinin ülkemize katkısı ne olacak?

Zaten yeterince a meslekten z mesleğe kadar ayrışmış, bloklaşmış haldeyken yeni bloklar oluşturmanın amacı ne?

Bir düzen adı altında bambaşka bir düzensizliğe kapı açmanın hedefinde ne var?

Baroların bir arada bir topluluk olarak güçlü duruşu ve bir ses oluşunun önüne geçmez mi?

Birlikteyken güçlüyüz anlayışı yıkılarak ayrıyken paramparçayız anlayışını kabul etmek mantıklı mı?

Öyle bir çalışma ki, sadece üç büyük şehirde çoklu baro kurulabiliyor. Çünkü üye yeter sayısını ancak o iller yakalayabiliyor. En az iki bin üye ile kurulabilecek yeni barolar ile aynı şehirde çok sayıda baro olabilecek. Bir birlik içinde olan ülkemiz baroları, böylelikle sendikalardan farksız hale gelecek.

Sendikalar gibi herkesin farklı düşündüğü birbirinden kopuk ve düşman yapılara dönüşmeyeceğini kim garanti edebilir?

İlginç bir nokta daha mevcut baro başkanları ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’da aynı şeyi istiyorlar ancak birbirilerine karşı düşmanlıklarını ilan ederek…

Trajikomik bir duruma gelindi… Çoklu baroya geçilmesine karşı bir grup baro başkanı eylem yapıyor. Aynı duruma karşı TBB Başkanı Feyzioğlu’na da karşı çıkıyorlar. Kendi içlerinde sağlayamadıkları bu birlik ile nasıl çoklu baro yapılanmasına geçişin karşısında duracaklar?

İşin ilginç yanı bu pencereden bakınca, hükümetin istediğine kendi kendilerine gelmiş gibiler aslında…

Şimdiden bölünmüş ve farklılaşmış durumdalar…

Üstelik aynı şeyi isterken aynı hedef için açıklamalar yaparken bile birbirlerinden kopmuş durumdalar…

Yarın farklı istekleri olduğunda durum ne olacak sizce?

Tabi bir de işin farklı bir yönü daha var…

Hukukçu insanlar tüm hayatlarını ve davranışlarını hukuka göre düzenlerler.

İzinsiz eylem yapmak slogan atmak meramını hukukla değil amatörce sokaklarda aramaksa hukukçularımızın kalite anlayışını da gözler önüne seriyor…

Çoklu baro fikri bence doğru değil…

Ama zaten kendi içinde darmaduman olmuş bir barolar sistemini şuanda çok fazla etkiler mi buda ayrı bir tartışma konusudur…

Hukukçuların hukuksuzca eylem yapmaya çalıştığı her şeye rağmen haklarını yasal yollarla aramak yerine gayri yasal yollar seçtiği bir ortamda barolar çoklu olmuş tek olmak pekte önemi yok…

Bu ülkenin hukukçuları bu zemine iniyorsa vah ülkemizin haline vah…

Bambaşka bir noktası daha var konunun…

Barolar kendi aralarında çatışmaya başlayınca barolar içinde başkanlık ve diğer görevlerde bulunan birçok üyenin terör örgütü destekçisi olduğu paylaşımları ve duruşlarıyla açıkça destekledikleri gibi bilgiler de gün yüzüne çıkmaya başladı…

Malumunuz ülke siyasetinde at izi it izine karışmış durumda… MHP’nin milli duruşu haricinde açıkçası genel izlediğim durum tüm siyasi partilerde bir eksen kayması oldu. Kimi barış kimi kardeşlik kimi ise haklar diyerek başka eksenlere kayıp durdular…

Hükümette burada baroların içindeki bu dengeleri öngörerek kimin kiminleyse onunla olsun farklı düşünceleri ayırarak iyice ortaya çıkaralım fikrinden yola çıkmış olabilir.

Nitekim çoklu barolar hayata geçerse kimler kimlerle aynı ideolojideyse onunla yol yürümeyi seçecektir. Kurduğum cümlenin farkındayım maalesef ülkemizde hukuk sisteminin içinde ideoloji, mezhepçilik gibi farklılıklarla dolu…

AK Parti ve MHP ortak komisyonu çoklu baro çalışmasıyla ilgili şu açıklamayı yaptı;

Merkezde tek bir baro olacak. Türkiye Barolar Birliği devam ediyor. Ancak illerde çoklu baro sistemine imkân tanınıyor. Üye sayısı 5 bini aşan yerlerde 2 bin üyeyi bulan yeni bir baro kurabilecek. 2 bin üyeyi aşan 8 il bulunuyor. Bu düzenlemeye göre İstanbul, Ankara ve İzmir’de yeni barolar kurulabilecek. 48 bin avukatın kayıtlı olduğu İstanbul’da 5-6 baronun kurulması bekleniyor.      

Bu açıklama sonrasında; Çoklu baro kurulmasına karşı çıkanlar yeterli üyeyi bulup PKK, FETÖ, DHKP-C ve hatta LGBT’nin baro kurabileceği tezini ileri sürüyordu. Hatta ciddi ciddi bunu destekler tepkiler ortaya koydular.

Cumhurbaşkanı da bu konuda şöyle bir açıklama yaptı; “Ben zaten öyle istiyorum. Çoklu baro kurulsun ki herkesin gerçek yüzü ortaya çıksın. CHP görünümlü PKK barosu olacağına, PKK görünümlü PKK barosu olduğu belli olsun”

Bu açıklama bir bakıma hedefin ne olduğunu da ortaya koyuyor gibi…

FETÖ terör örgütünden sonra devlet her kurumdaki diğer  terör örgütü destekçilerini de mi ayıklayacak sorusu akıllara gelmiyor değil… Eee hukuk da bunun en sağlam diğeri olabilir.

Hukuk sisteminde yapılacak bir temizlik için ilk adımın bu olması hiç mantıksız görünmüyor…

Tabi hedef buysa…

Bir konuya daha değinmek istiyorum…

Anıtkabir !

Son Kahraman Türk Mustafa Kemal Atatürk’ün fani bedeninin ebedi kabri…

Her protesto etmek isteyen Anıtkabir’de …

Her yürüyüşe giden Anıtkabir’de…

Bir yere aday olan orada…

Birine kızan orada…

Şov yapmak isteyen orada…

Kendini affettirmek şirin gözükmek isteyen orada…

Yahu türbeye çevirdiniz türbeye!!!

Yuşa Tepesi’ne döndü Paşa’nın kabri !

Yakında çocuğuna eş bulmak isteyenler, iş kurmak isteyenler, iflas edip borcu için dilekte bulunacakların mekanı haline gelirse şaşırmayın!

Her şeyde abartı alışkanlığımız burada da kendini gösteriyor…

Basit işlere kişisel çıkarlarınıza Paşa’yı karıştırmasanız mı artık?

Velhasıl kelam, hülasa… Çoklu baro işi çok karışık…

Başkanlık sistemi ülkemiz kararlarına hız kattı ama bazı şeylerde biraz yayarak anlatarak sindirilerek mi karara bağlansa acaba?

Çoklu baro çok mu fazla hep birlikte göreceğiz…

Sağlığınıza dikkat etmeyi ihmal etmeyin…  Maskemizi takıyoruz, mesafeyi koruyoruz.

Kalın sağlıcakla.

Selam ile.

 
Etiketler: ÇOKLU, BARO, ÇOK, MU, FAZLA,
Yorumlar
Haber Yazılımı