Yazı Detayı
15 Kasım 2019 - Cuma 12:37 Bu yazı 51 kez okundu
 
POLİTİK BAŞARI MI ? TRUMP’IN POLİTİKASI MI ?
Ziya Gökalp Şahin
 
 

Öncelikle şunu söylemeliyim. Son dönemlerin en başarılı dış politik hamleleri ve bunu destekleyen askeri hamleler yapılıyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi kilim dokur gibi ilmik ilmik politikalarını dokuyorlar. Lakin bu hazırlık ve adımların karşılığında gelecek karşı hamlelerde ciddi bir karşı atak göremiyorum.

Dikkat ettiniz mi? Güvenli bölge için askeri harekata başladığımızda dünya ayağa kalktı. Tüm ülkeler yaptırım kararları, tehditler açıkladılar. Amerika’nın siyasi ve ekonomik dinamikleri adeta kargaşa çıkardı. Tüm bunlara rağmen Türkiye geri adım atmadı. Özel bir dik duruştu. Lakin genel bir gerçeklik var. Maalesef konu Türkiye ise ülkem adına atılan başarılı adımlar daima zor günlerin habercisi oluyor.

Türkiye güçlendikçe yakın uzak herkes bundan rahatsız oluyor. Rusya kendi  yanında görmek istiyor. ABD; ‘Ben yıllardır içindeyim, bensiz adım atamazsın’ havasında. Türkiye’yi adeta kendi sözünü dinlemeyen personeli gibi görmeye çalışıyor. Türkiye ise o günler artık eskide kaldı, diyor.

Erdoğan’ın ekonomik olarak tehdit ediyorlar. İstediklerini yapsınlar yolumuzdan dönmeyeceğiz açıklamaları da tüm bu çevreleri daha da tahrik ediyor.

Erdoğan ve ekibinin Suriye politikası son 1,5 yılda çok güçlü bir ivme kazandı. Türkiye neredeyse istediği her şeyi elde etti. Ve dediği her şeyi de yaptı. Bu durum bölgede planı olan tüm devletleri n rahatsızlığına sebep olmakla kalmadı. Tüm bu devletlerin kontrolsüzce tepkiler göstermesine de sebep oldu.

Bu süreçte sadece iki ülkeden tepki sesleri yükselirken ülke liderleri Türkiye’nin politikalarına ve hamlelerine müdahale etmedi. İlki Rusya, güvenli bölgeye Rusya’dan da ciddi tepkiler geldi. Lakin Rusya bugün itibariyle bölgede bugüne kadar olmadığı kadar güçlü duruma geldi. Ardı ardına üslerini bölgeye açıyor.

Amerika tüm hücreleriyle operasyona tepki verirken Trump tüm bu tepkilere karşı hep bir orta yolu bulma yahut yatıştırma yoluna gitmeyi tercih etti. Ancak öyle bir duruma geldi ki, artık Trump hamle yapmak zorunda kaldı.  Ancak yaptığı hamlelerde oldukça cılızdı. İçerdeki tansiyonu yatıştırmak için hiç diplomatik adaba uymayacak bir dil ile mektup gönderdi. Sert çıkışlar yaptı.

Ancak Erdoğan bunları umursamadı bile. Meşhur hakaret içeren mektubun kendisine ulaştığı gün mektubu bir kenara atarak hareket emrini vermişti!

Erdoğan’ın bu kararlı tavrı karşı hamlelerin işe yaramayacağını gösterir nitelikteydi.  Trump cephesinde durum değerlendirildi ve sonrasında kurmaylarını göndererek Türkiye’nin istediklerini alacağı bir anlaşmaya karar verdi.  Şaşırtıcıydı.

Bu konuda ABD kanallarında ve gazetelerinde geçen 'Hiçbir lider, Erdoğan kadar istediğini elde edemedi’ açıklamaları da şaşkınlığa neden olmaktaydı. 

Amerika’da yaşayan gazeteci Cüneyt Özdemir’in kanalında yaptığı birçok açıklama da bunu doğrular durumdaydı.

Peki Trump’ın bu kadar pasif mi kaldı ? Erdoğan mı çok güçlü ?

Trump’ın gelecek hedefi bölgede dost bir Türkiye mi ? Türkiye’nin bölgede artık ben olmadan kimse bir şey yapamaz, mesajı mı?

Sanırım tüm bu ucu açık soruların yanıtlarını zamanla göreceğiz…

Gelelim son görüşmeye…

Önce içeriden başlamak istiyorum. Ülkemizdeki milli hissiyata sahip olan herkes sevsin sevmesin Erdoğan’ın yanında olduklarını açıkladılar. Lakin öyle bir kesim var ki, Erdoğan başarısız olsun, kriz çıksın diye umutlarını bu görüşmeye bağladılar. 

Türkiye ambargo alsın. Ekonomik çöksün!  Yeter ki Erdoğan yıkılsıncılar… Bu zihniyete sahip kimselere Allah fırsat vermesin, diyorum…

Dışarıdan bakacak olursak… Tüm dünya medyası Erdoğan’ın başarısını manşetlerine taşıdılar.

The Independent: İşler Erdoğan’ın lehine

Financial Times: Trump Erdoğan’ın büyük hayranı

Rusya Medyası: Mektup geri verildi

Alman Medyası: Erdoğan mektubu iade etti,Trump sustu

Die Welt: Erdoğan mektubu iade etti, Trump Erdoğan’ı övdü

Bu manşetler bir gerçeği gösteriyordu. Bugün için günün kazananı Erdoğan’dı…

Erdoğan bu ziyaret ile neler elde etti diyecek olursak,

-Politik nezaketsizliğin dersini verdi.

-S400 Konusunda asla kararının değişmeyeceğini sistemleri aktif hale getireceklerini vurguladı.

-Yükselen tansiyonu düşürdü.

-Trump’ın gözünün içine bakarak kendi basını önünde eleştirdi.

-Erdoğan, Trump’in boğuştu baskıları daha yakından gördü.

-Trump’ın bazen dilimi tutamazsam beni anlayışla karşıla buradaki dengeler içinde savaş veriyorum mesajını aldı.

-Senatörlerin, ermeni tasarısını veto etmesi.

-Nasa uzmanı Serkan Gölge’nin yurt dışına çıkış yasağı kalktı.

-Tüm dünya kamuoyu önünde Trump’ın, Erdoğan’a hayran olduğunu birçok defa vurgulaması dünya kamuoyunda Erdoğan’a ciddi prestij kattı.

-Söylem üstünlüğü, detaylı raporları ve hazırladıkları kitapçıkla adete Abd ekibini köşeye sıkıştırdı.

-Erdoğan bir kere daha tüm dünyaya Kürtler bizim kardeşimiz biz teröristlerin karşısındayız, derken. Hemen arkasına farklı ülkelere mensup bini aşkın yabancı teröristinde cezaevlerinde bulunduğunun altını çizerek bakış açılarını etkileyecek açıklamayı yaptı.

-Türkiye’nin politikasını, tespitlerini net bir dille ifade etti.

Ne açıdan bakarsak bakalım Erdoğan ve ekibi başarılıydı. Günün sonunda dünyanın gözünde Türkiye istediğini elde etmişti.

Türkiye’nin bu başarılı politikasının sürmesi, bu başarılar karşısında yapılacak hamlelere karşı hazır olması bekleniyor.

ABD bölgeden sömüreceği yer altı kaynaklarını garantiye aldı. Ve bir eleştiri yapacak olursak biz hala ne o kaynaklara ulaşabildik. Ne de tamamen terörü bitirebildik.

Bundan sonraki esas adımların ülkemizin gelecek menfaatlerine uygun olacak şekilde planlanarak çok daha etkili ve güçlü şekilde atılmasını umuyoruz.

Hangi fikirden olursak olalım. Bu ülke hepimizin.

Yeri geldiğinde tek yürek olma gücümüzü asla bırakmamalıyız !

Selam ile.

 
Etiketler: POLİTİK, BAŞARI, MI, ?, TRUMP’IN, POLİTİKASI, MI, ?,
Yorumlar
Haber Yazılımı