EKŞİ’DEN İBB’YE SEL ELEŞTİRİSİ
Jeofizik mühendisi Kadem Ekşi sel ve taşkınların ardından altyapı yatırımlarını gündeme taşıdı. Ekşi, “Tartışmamız gereken, risklerin bilinip bilinmediği değil; hangi tedbirlerin alındığıdır” dedi.

İstanbul’da 14-15 Ekim’de etkili olan sağanak yağışın ardından yaşanan sel ve taşkınlar, kentin altyapısını ve afetlere hazırlık düzeyini yeniden gündeme getirdi. Esenyurt Haramidere’de su altında kalan iş yerleri, Kağıthane ve Alibeyköy’de taşan dereler, Ayazağa’da sürüklenen araçlar, suyla dolan alt geçitler ve kilitlenen ulaşım ağına dikkat çeken jeofizik mühendisi Kadem Ekşi, yaşananların yalnızca yağışla açıklanamayacağını belirtti. İstanbul’un yıllardır biriken altyapı sorunları, yanlış şehirleşme ve yönetilemeyen riskler nedeniyle ağır sonuçlarla karşılaştığını ifade eden Ekşi, taşkınların önemli bir bölümünün önceden öngörülebilir olduğunu kaydetti.
RİSKLER YILLAR ÖNCE BELİRLENDİ
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından Şubat 2023’te hazırlanan Marmara Havzası Taşkın Yönetim Planı’na işaret eden Ekşi, belgede İstanbul’daki riskli derelerin, yapılması gereken yatırımların, sorumlu kurumların ve uygulama takvimlerinin ayrıntılı biçimde yer aldığını vurguladı. Planda yalnızca genel uyarıların bulunmadığını, somut mühendislik tedbirlerinin de sıralandığını belirten Ekşi, birçok çalışma için 2023-2025 döneminin öngörüldüğünü hatırlattı. Ekşi, “Kağıthane Deresi’nde yaklaşık 28 kilometrelik yatak düzenlemesi ile 37 köprü ve menfezin iyileştirilmesi; Alibey Deresi’nde yatak düzenlemeleri ve 25 geçiş yapısının taşkın kapasitesinin artırılması planlandı. Ayazağa Deresi’nde 10 geçiş yapısının iyileştirilmesi, göletlerde taşkın kontrolü ve sel kapanı; Haramidere’de yatak düzenlemeleri, 12 geçiş yapısının iyileştirilmesi ve yıllık temizlik öngörüldü. Tavukçu Deresi’nde ise yaklaşık 9,8 kilometrelik yatak düzenlemesi ve 44 geçiş yapısının yenilenmesi planlandı” dedi.
HANGİ YATIRIMLAR TAMAMLANDI
Belirlenen tedbirlerin ne ölçüde hayata geçirildiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade eden Ekşi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İSKİ, Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Ekşi, hangi projelerin tamamlandığının, kaç kilometre dere yatağının ıslah edildiğinin, hangi köprü ve menfezlerin yenilendiğinin ve hangi yatırımların geciktiğinin belgeleriyle kamuoyuna açıklanmasını istedi. Ekşi, “Yapılan işler belgeleriyle, yapılamayanlar gerekçeleriyle açıklanmalıdır. Tartışmamız gereken, risklerin bilinip bilinmediği değil; bilinen risklere karşı hangi tedbirlerin zamanında alındığıdır” ifadelerini kullandı.
BÜTÇE VE YATIRIMLAR SORGULANMALI
İstanbul’un afetlere karşı korunmasında bütçe önceliklerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ekşi, iştirakler hariç yaklaşık 940 milyar liralık İBB bütçesi ile İSKİ’nin yatırım payındaki gerilemenin ilgili yılların kesin hesapları üzerinden açıklığa kavuşturulmasını istedi. Büyük bütçelerin tek başına başarı anlamına gelmediğini vurgulayan Ekşi, kamu kaynaklarının insan hayatını koruyan yatırımlara dönüşmesinin önemine dikkat çekti. Kent selleriyle mücadelede afet yönetiminin yalnızca olay sonrasında yürütülen kurtarma çalışmalarından ibaret olmadığını belirten Ekşi, risklerin önceden azaltılması ve erken uyarıların somut tedbirlere dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti. Dere havzalarının bütüncül biçimde yönetilmesi, taşkın alanlarının korunması, drenaj sistemlerinin güçlendirilmesi ve kritik alt geçitlerde otomatik kapatma ile erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.
RİSKLER ORTADAN KALDIRILMALI
İstanbul’da kapsamlı bir “Sel ve Taşkın Riskini Azaltma Seferberliği” başlatılması gerektiğini savunan Ekşi, Marmara Havzası Taşkın Yönetim Planı’nın esas alınmasını ve 2023-2025 döneminde öngörülen bütün tedbirlerin denetlenmesini istedi. Eksik yatırımların sorumlu kurumları, bütçeleri ve tamamlanma tarihleriyle kamuoyuna duyurulması gerektiğini belirten Ekşi, her İstanbullunun yaşadığı mahallenin taşkın riskini ve bu riski azaltmak için yürütülen çalışmaları bilmesi gerektiğini ifade etti. İBB Deprem ve Doğal Afetler Komisyonu’nda da konuyu defalarca gündeme getirdiklerini, raporlar hazırlayıp uyarılarda bulunduklarını belirten Ekşi, sahada görev yapan personelin çabasının yönetimlerin planlama ve yatırım sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını söyledi. Ekşi, “Afet yönetiminde başarı, selden sonra kaç aracın sahaya çıktığıyla değil, sel gelmeden önce kaç riskin ortadan kaldırıldığıyla ölçülür. İstanbul’un ihtiyacı yeni vaatler, reklam kampanyaları ve mazeretler değil; mevcut planların uygulanması, şeffaf denetim ve hesap verebilir yönetimdir” değerlendirmesinde bulundu.





