HUKUK ZEMİNİNDE NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2. İletişim Şurası'nda yaptığı konuşmada dijitalleşme, dezenformasyon ve afet dönemlerinde yürütülen algı operasyonlarına değindi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen 2. İletişim Şurası'nda kamuoyuyla paylaşılan gündem maddelerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Şura kapsamında yürütülen kapsamlı çalışmaların Türkiye'nin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini güçlendireceğini belirten Erdoğan, gelişen iletişim teknolojilerinin sağladığı imkânların yanı sıra beraberinde getirdiği büyük risklere de dikkat çekti.
ALGORİTMA FAŞİZMİ HAKİKATİ TEHDİT EDİYOR
Gelişen dijital mecralar ve yapay zekâ teknolojilerinin bilgiye erişimi hızlandırdığını, ancak "olgu ile algı arasındaki makasın" giderek açılmasına yol açtığını ifade eden Erdoğan, kitlelerin "algoritma faşizmi" denilen bir cenderemeye sıkıştırılmak istendiğini dile getirdi. Dezenformasyon ve manipülasyonun bilgiyi bir güç olmaktan çıkarıp zayıflık kaynağı haline getirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, dijital egemenliği korumanın en öncelikli hedeflerinden biri olduğunu söyledi.
DEPREMİ FIRSATÇILARI ADALETE HESAP VERİYOR
Özellikle pandemi, orman yangınları ve 6 Şubat depremleri gibi zorlu dönemlerde Türkiye'nin yoğun bir iletişim saldırısına maruz kaldığını belirten Erdoğan, halkın iyi niyetinin istismar edildiğini ve devlet kurumlarının yıpratılmaya çalışıldığını aktardı. Son dönemde ortaya çıkan bilgi ve belgelerin bu süreçte dönen oyunları net bir şekilde gösterdiğini ifade eden Erdoğan, Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüpheli hesaplara aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmaya atıfta bulunarak, "Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız, ucu nereye varırsa varsın" ifadelerini kullandı.
DEZENFORMASYON MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ
Konuşmasının sonunda gerilim, kutuplaşma ve korku yayarak devletin imkânlarını silaha dönüştürmek isteyenlere asla geçit vermeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalan haber ve manipülasyonla mücadelenin toplumsal barış ve demokrasi açısından doğrudan bir milli güvenlik meselesi olarak ele alındığını ve bu doğrultuda kararlılıkla adımlar atılmaya devam edeceğini vurguladı.





