Özgür Özel
.

Gölge Adam
-Özgür Özel,
Bugün CHP kürsüsünden Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na “İki milyon üyeyle yarışalım, kaybeden CHP’yi bıraksın.” diyorsunuz.
Önce size birkaç soru sormak istiyorum.
Çünkü siz yaklaşık iki buçuk yıldır Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanısınız.
İki buçuk yıldır parti sizde.
İki buçuk yıldır Parti Meclisi sizde.
İki buçuk yıldır MYK sizde.
İki buçuk yıldır tüzüğü değiştirme yetkisi sizde.
İki buçuk yıldır aday belirleme yetkisi sizde.
Peki bu iki buçuk yılda ne yaptınız?
2023’te yapılan 38. Olağan Kurultay’da;
“Ön seçim yapacağız.”
“Karar örgütün olacak.”
“En kötü ön seçim, en iyi merkez yoklamasından iyidir.”
dediniz.
Bu sözleri milyonların önünde verdiniz.
Peki 2024 yerel seçimlerinde;
Bütün büyükşehir belediye başkan adaylarını ön seçimle mi belirlediniz?
İl belediye başkan adaylarını ön seçimle mi belirlediniz?
İlçe belediye başkan adaylarını ön seçimle mi belirlediniz?
Belediye meclis üyelerini üyelerin oyuna mı bıraktınız?
Hayır.
Üyeye güveneceğinizi söylediniz, merkez yoklamasını tercih ettiniz.
Yetki elinizdeyken ön seçim sözünüzü yerine getirmediniz.
Sonra Tüzük Kurultayı yaptınız.
Madem bugün “Genel Başkanı iki milyon üye seçsin.” diyorsunuz;
Neden bunu tüzüğe yazmadınız?
Neden Parti Meclisi’ne getirmediniz?
Neden Kurultay delegelerine teklif etmediniz?
Neden iki buçuk yıl boyunca tek bir resmi girişimde bulunmadınız?
Çünkü bugün söylediğiniz sistem CHP Tüzüğü’nde yok.
Gelelim sizi Genel Başkan yapan kurultaya…
Siz, hakkında ciddi iddiaların ortaya atıldığı ve yargı süreçlerine konu olan 38. Olağan Kurultay’da Genel Başkan seçildiniz.
Kurultayla ilgili soruşturmalar açıldı.
Ceza davaları gündeme geldi.
Kurultayın hukuki sonuçlarına ilişkin davalar açıldı.
Kamuoyunda aylarca tartışmalar yaşandı.
Siz de o kurultayın adayı ve kazananıydınız.
Bugün size soruyorum:
Bu iddiaların tamamını okudunuz mu?
Yargı dosyalarını ve mahkeme kararlarını incelediniz mi?
Kurultay sürecindeki bütün tartışmaların hiçbir şüphe bırakmayacak şekilde aydınlatılması için hangi adımları attınız?
Yoksa işinize geldiği zaman “demokrasi”, işinize geldiği zaman “tüzük”, işinize geldiği zaman “üye iradesi” mi diyorsunuz?
Demokrasi; rakibine meydan okumak değildir.
Demokrasi; yetki elindeyken verdiği sözü tutmaktır.
İki buçuk yıldır Genel Başkansınız.
İki buçuk yıldır ön seçim sözünüzü yerine getirmediniz.
İki buçuk yıldır tüzüğü bu yönde değiştirmediniz.
İki buçuk yıldır yerel seçimlerde üyelerin iradesini tam anlamıyla esas almadınız.
Şimdi ise tüzükte karşılığı olmayan bir sistemi savunarak Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na meydan okuyorsunuz.
Kusura bakmayın…
Önce iki buçuk yılda neden yapmadıklarınızı CHP üyelerine anlatın.
Sonra başkalarına demokrasi dersi vermeye kalkın.
Cumhuriyet Halk Partisi; kişilerin değil, tüzüğün, hukukun ve örgütün iradesinin partisidir.
(ALINTIDIR)