09 Ağustos 2026 - Pazar

ASYANIN YÜKSELİŞİ BATININ ÇÖKÜŞÜ

.

Yazar - Gölge Adam
Okuma Süresi: 10 dk.
Gölge Adam

Gölge Adam

-
Takip EtGoogle News

Türkiye de ki yüksek enflasyonun sebebi olan dış borcu resmi rakamlara göre araştırıp incelediğiniz zaman bu borcun yüzde 80 inin Türkiye de ki Holdinglere ait özel sektör borçlarından kaynaklandığını görürsünüz ve dolar arttıkça bu Holdingler borçlarını ödeyemez duruma düşerek iflas ediyorlar.

Eski Türkiye'de bu holdingler dış borç alıp yatırım yaparak ve sonrada dış borcu ödemek için milletin vergileriyle kurulan ve hazine kaynaklarını kullanan kamu bankalarından yüzde sıfıra yakın ödemesi ise yıllar sonra başlayan düşük taksitli uzun vadeli Bedava Kamu Kredilerini alarak milletin sırtından kendi holding borçlarını ödeyerek ve kamu kredileriyle  Batının ve Yahudi’nin Lisanslı Markalarının  Montaj Fabrikalarını ve kendi bankalarını kurarak, yabancı markaları üreterek, İş Dünyasında kendilerine  zenginlik ve refah dolu bir Saadet Zinciri kurdular ve yabancı markalarını da çok zengin ettiler.

Bu Bedava Saadet Zinciri, bedava kredi muslukları kesilince kabusa dönüştü.

Her fırsatta kendi ürettikleri yabancı markalara tehdit görüp şiddetle karşı çıktıkları milli üretimleri 100 yıldır engelleyen bu saadet zinciri, Milli Olan Her Şeyi Kendine tehdit olarak gören bu Yabancı Marka Montaj Fabrikaları artan dolar karşısında dışarıya olan dolar borcunu ödeyemediği için İstanbul Boğazının Monşerleri adıyla ün salan bu Holdingler şimdi birer birer  iflas ediyor. Bu monşerler eski Türkiye de sömürge valisi gibi kamuda ve her yerde çok etkindi ve milli olan her markayı tıpkı ASELSAN’ın eskiden ürettiği milli cep telefonu gibi, milli Anadol otomobili gibi, Nuri Demirağ’ın milli uçak fabrikaları gibi, Nuri Killigil in 9mm yarı otomatik tabanca fabrikası gibi, milli üretimi engellenen ilaçlar gibi, milli olan tüm projeler gibi türlü dolaplar çevirerek iflas ettirdiler çünkü yabancı markaların yaşaması ve milleti sömürmesi için milli üretimlerin ölmesi gerekiyordu ve yabancı markaların bir ülkede ki üretimi, ihracatı ve ithalatı Rockefeller ve Rothschild gibi küresel Güçlerin Markalarını her ülkede üreten, ihracatını ve ithalatını yapan Seçilmiş Seçkinlerin elindeydi.

Bugün Türkiye de Hazinenin, kamu bankalarının Kaynakları Milli Üretime harcandığı için Milli Silahlar üretilmeye başlandı, milli otomobil üretilmeye başlandı. Daha yolun başındayken bile içerden milli üretimlere nasıl şiddetle karşı çıkıldığını biliyorsunuz. Eski Türkiye'de milli üretim asla yapılamadı. Yakın zamanda Aselsan milli üretim Cep Telefonunu bugün sahip olduğu yüksek teknolojiyle yeniden üretmeye başlayacak. Türk Milleti parasını milli üretimlere harcayacak ve yüzlerce milyar dolar dışarıya yabancı markaların lisans sahiplerine gitmeyecek, Türkiye de milli üretim lisans sahiplerinde kalacak ve yeni milli yatırımlara harcanarak kısa zamanda Türkiye kendi hazinesini 4-5 trilyon dolara çıkararak tıpkı Almanya, Japonya ve Güney Kore gibi kendi yerli markalarıyla Ekonomik Dev olmuş ülkeler arasına girecek. Çünkü Türkiye Stratejik Konum olarak ticarette ve siyasette Asya, Afrika ve Avrupa arasında eşi ve benzeri olmayan altın değerinde bir yere sahip. Dünyada ticaret için dükkan açsanız Türkiye gibi coğrafi konumu daha iyi bir Pazar Yeri asla bulamazsınız bu yüzden içerden dışardan her türlü hainliğe rağmen Türkiye’nin Coğrafi Mali Değeri Türkiye’yi ayakta tutuyor. Dünyada ki 8 trilyon dolarlık ticaret pastasının önemli bir kısmı mecburen Türkiye den geçiyor.

 

Daha önce yazdığım öngörü gerçekleşti ve Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke de Savunma Anlaşması imzalandı ve ittifak kuruldu. Türkiye de ki bir çok uzman Mısır’ın da bu ittifaka katılacağını söyledi ama bu fikre katılmadım çünkü Mısır diktatörü Sisi, ABD ve İsrail in desteğiyle Türkiye’nin dostu Mısır devlet başkanı Mursi’yi askeri darbeyle devirdi ve Mursi’yi hapisteyken öldürdü, Mısır da darbeden sonra katliam yaptı. Sisi olduğu sürece Mısıra asla güvenilmez ve zaten Mısır bu ittifaka katılmadı. Türkiye bu savunma antlaşmasıyla Pakistan ve Suudi Arabistan ı yanına alarak, üç ülkenin karşılıklı ihtiyacı olan Pakistan’ın Nükleer Gücünü, Arabistan’ın Petrol ve Enerji Gücünü ve Türkiye’nin Milli Askeri Teknolojik Gücünü bir araya getirerek Süper devlet olmak için gereken koşulları sağlayarak Muazzam Bir Denklem Kurdu. Üç ülke bu ittifakla Ortadoğu da daha güçlü ve etkin bir güç oldu ve Pakistan‘la birlikte Nükleer Tehditlere karşı Nükleer Şemsiye Korumasını sağladı. Bu savunma antlaşması Pakistan’ın elindeki yüzlerce nükleer silahın askeri üsler kurularak ortak kullanımını da sağlayacak ve aynı şekilde Türkiye’nin milli silahlarının da ittifak ülkelerinde kurulacak askeri üslerde birlikte kullanımı ve kontrol edilmesi konusunda da imkan sağlayacak.

ABD Nato ittifakı çerçevesinde Adana incirlik üssünde iki ülkenin kontrolünde Nükleer Silahlar bulunduruyor.

Nükleer Silahınız yoksa ya da Nükleer Şemsiyeniz yoksa her zaman Nükleer tehdit altında olursunuz. Nükleer tehditlere karşı korunma konusunda ABD ye asla güvenemezsiniz. Batının İslam düşmanlığı eskiden gizliydi şimdi çok daha açık bir tehdit olarak ortaya çıktı. Batılı devletler Ortadoğu’daki Müslüman petrolünü çok kolay sömürmek için ve bu konuda kendi halklarını Ortadoğudaki Müslüman katliamlarına razı etmek için yıllardır İslam’ı tehdit, Müslümanları terörist olarak gösterdiler ve kurdukları oyunlarla ABD silahlarını ya da Rus silahlarını kullanan ABD dolarıyla yaşayan ve Ortadoğu da çok kan döken terör örgütleri kurdular. Bu terör örgütlerini medyada batılı ülkeler için büyük tehdit yıllarca yalan bilgilerle işleyip kendi halklarının ve dünyanın beynini yıkadılar ve Avrupa da ve dünyada İslam ve Müslüman nefreti oluşturdular sonra bu örgütleri bahane ederek Ortadoğu ülkelerine karadan, denizden, havadan operasyonlar yaparak bölge ülkelerini yakıp yıktılar ve Ortadoğu ülkelerini ABD ye boyun eğmek zorunda bırakarak, Müslümanın kanıyla Müslümanın petrolünü sömürdüler.

 ABD başkanı Trump iktidara geldiği zaman ne demişti :"Suudi Arabistan Prensi Selman ı aradım, biz sizi koruyoruz bize 1 trilyon dolar göndereceksin dedim gönderdi "Dedi. Kime karşı koruyor, kendi eliyle besleyip büyüttüğü teröre ve yine kendi eliyle besleyip büyüttüğü İran ve vekil güçlerine karşı. ABD yeni bir oyun kurdu İran ve vekil güçlerine karşı savaş başlattı çünkü Çine büyük oranda petrol satan iki ülkeden biri olan Venezuella’yı etkisiz hale getirdi sonrada İsrail ile birlikte Çine büyük petrol satışı yapan İran a saldırmaya başladı. ABD İran ve vekil güçlerine terörist diyor. Dünyada son 60 yılda en çok kan döken, en çok vahşet yapan hangi devletler var diye tarihi istatistiklere baktığınız zaman sadece ABD ve İsrail i  görürsünüz.

Batı bugüne kadar istediği senaryoyu yazıyordu ve istediği gibi dünyayı sömürüyordu. Şimdi batının sömürüsü devam etse de eski gücünde değil, teknolojik güç üçüncü dünya ülkelerinde de hızla geliştiriliyor ve Asya Çin’le birlikte hızla yükseliyor. Çin ürettiklerini satmak için Asya ve Afrika ya büyük yatırımlar yapıyor.

Türkiye askeri teknolojide kara gücü, hava gücü ve deniz gücü olarak NATO ülkeleri tarafından bile hayranlık ve şaşkınlıkla karşılanan bir milli askeri güce kavuştu. Şu anda Türkiye de ki sadece tersanelerde uçak gemisi ve denizaltı da dahil 39 savaş gemisi aynı anda üretiliyor ve planlamaya göre 2030 yılında dahil denize indirilecek. Deniz gücü olmayan ülke dünyada ticarette ve siyasette söz sahibi olamaz.

Milli Üretim Yapan Silah Fabrikalarına Ne Gerek Var , Milli Üretim Yapan Sivil Fabrikalara Ne Gerek Var, Milli Otomobile Ne Gerek Var, Üçüncü Köprüye Ne Gerek Var, İstanbul Havalimanına Ne Gerek Var Kuşların Yolu Kapandı, Sinop’ta Füze Denemelerine Ne Gerek Var diyenler gerçeklerin üstünü örterek, manipülasyon yaparak, ülkenin gelişmesini engelleyerek ülkeyi taş devrinde yaşatmaya çalışanlar ve bu sözlere inananlar  Batının türlü bahanelerle savaş açıp yakıp yıktığı taş devrine çevirdiği  Gazze ye, İran a, Afganistan a baksınlar.

Türkiye de 1999-2001 yıllarında görev yapan içişleri eski bakanlarından Sadettin Tantan ın şu sözü Türkiye siyaseti için çok anlamlı ve ibret vericidir " Türkiye de birileri milli projeleri engelliyorsa ya çok cahildir, ya da basiretsizdir (yani gerçekleri göremeyen akıl ve zeka fukarası) ve bu cahiller ve basiretsizler ne yazık ki beyni yıkanmış batının gönüllü nüfuz ajanıdır. Eğer cahil ve basiretsiz değilse o zaman Batının görevli ve maaşlı bu işten yüksek çıkarı olan Nüfuz Ajanıdır (yani halkı kandırmak için çalışan, milli projeleri engellemekle görevli, bu işten kendine yüksek kazanç sağlayan bir provokatördür)..."...

... Alıntıdır...

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları