25 Mart 2026 - Çarşamba

PUTİN’İN VERDİĞİ SIR TRUMP’IN HEDEFİNDEKİ ÇİN ...

.

Yazar - Mehmet Talaslı KURUMSAL GELİŞİM MİMARI
Okuma Süresi: 6 dk.
Mehmet Talaslı  KURUMSAL GELİŞİM MİMARI

Mehmet Talaslı KURUMSAL GELİŞİM MİMARI

-
Takip EtGoogle News
Dünya diken üstünde. Ortadoğu’nun kalbinde, İran merkezli patlak veren savaş ve bunun küresel piyasalarda yarattığı devasa petrol krizi, Avrupa başta olmak üzere pek çok başkentte panik rüzgarları estiriyor. Piyasalar altüst olmuş durumda, tedarik zincirleri kopuyor ve "Acaba yaklaşan enerji darboğazını nasıl aşacağız, fabrikaları nasıl çalıştıracağız?" korkusu devasa ekonomileri esir almış vaziyette. Fakat haritaya dönüp Türkiye’ye baktığınızda, bu küresel fırtınanın ortasında bir "istikrar adası" görüyorsunuz. Yanı başımızda kıyamet kopuyor ama Türkiye, geçmiş yıllarda yaşadığı o eski, kırılgan petrol ve gaz krizlerini yaşamıyor. Benzinliklerde kuyruklar yok, sanayide şalterler inmiyor. Peki, neden? Bunun cevabı, son yıllarda adeta ilmek ilmek işlenen, stratejik ve bağımsız enerji altyapısı hamlelerinde gizlidir. Türkiye, yıllar önce tek bir ülkenin vanasına bakma devrini kapattı. İran ile aramızda doğrudan bir petrol boru hattı olmamasına rağmen, kurduğumuz devasa LNG (Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) terminalleri, Karadeniz'deki yerli gazımız ve küresel devlerle yapılan o hayati uzun vadeli anlaşmalar, bizi bu savaşın yıkıcı etkilerinden koruyan en büyük kalkanımız oldu. Ancak asıl büyük hikaye, silahlar sustuğunda ve savaşın dumanı dağıldığında başlayacak. Bu küresel satrancı okuyanlar için aslında ortada bir sürpriz yok. Unutulmamalıdır ki, bugün yaşadığımız bu fırtınanın ve Ortadoğu'yu saran savaşın asıl kural koyucusu, belirleyici gücü Rusya Lideri Vladimir Putin’dir. Ortadoğu'daki yangın ne kadar büyürse büyüsün, günü geldiğinde bu düğümü kesecek olan da yine onun masadaki hamleleri olacaktır. Putin, yıllar önce Avrupa’nın bu enerji darboğazına gireceğini öngörmüş ve Türkiye’nin devasa bir "enerji üssü" olması gerektiği yönündeki o tarihi işareti çok önceden vermişti. O günlerde bu teklifi sıradan bir diplomatik manevra sananlar, bugün Putin'in yıllar sonrasını planlayarak Avrupa’nın şalterini Türkiye’ye nasıl emanet ettiğini hayretle izliyor. Peki işin asıl vurucu noktası, o büyük "gizli plan" nedir? İşte bütün mesele tam da burada düğümleniyor: Batı'nın Rusya'ya uyguladığı ambargolar... Türkiye'de kurulan bu devasa enerji merkezinin asıl misyonu, moleküllerin pasaportunu silmektir! Rusya'dan gelen gaz ve petrol; Azerbaycan'dan, İran'dan ve deniz aşırı ülkelerden gelen LNG ile Türkiye'nin devasa havuzlarında harmanlanacaktır. Ortaya çıkan bu yeni "Türkiye Karışımı"nın (Turkish Blend) içinde kimin enerjisinin ne kadar olduğu asla bilinemeyecek, menşei tamamen belirsizleşecektir. Avrupa, sözde ambargo uyguladığı Rusya'dan enerji almamış gibi görünecek; ancak günün sonunda kimliği gizlenmiş bu enerjiyi mecburen Türkiye'nin belirlediği şartlarda satın almak zorunda kalacaktır. Rusya, ambargoyu Türkiye üzerinden aşarken; Türkiye de Avrupa'nın kaderini tayin eden yegane güç haline gelecektir. Fakat bu yeni dizaynın sadece enerji boyutu yok; bir de bölgesel güvenlik ve himaye boyutu var. Savaşın alevleri tüm Ortadoğu'yu sararken, bugüne kadar Amerika'nın koruma şemsiyesine güvenen Körfez ve Arap ülkeleri, ABD'nin bölgedeki gücünü kaybetmesiyle bir anda çaresiz ve savunmasız kalacaktır. İşte tam bu noktada, askeri kapasitesi ve köklü devlet aklı ile Türkiye, bölgesel bir güvenlik ve himaye merkezine dönüşecektir. Amerika’nın boşalttığı bu mağdur coğrafyada, mazlumlara sahip çıkan, kurtarıcı ve koruyucu yegâne güç Türkiye olacaktır. Bu tarihi rol, Türkiye'ye sadece manevi bir liderlik değil, aynı zamanda bu zengin coğrafyanın ekonomik ve stratejik sadakatini de altın tepside sunacaktır. Ve madalyonun son yüzü, o büyük küresel final... Savaş bittiğinde ortaya çıkacak tablo, Trump ve Putin arasındaki o büyük ve gizli uzlaşmadır. Bu devasa oyunun nihai finalinde, Ukrayna adeta bir hediye gibi Putin'e bırakılacaktır. ABD'nin bu büyük taviz karşılığındaki asıl avı ise Çin'dir! Bugüne kadar Rusya'nın ucuz enerjisiyle beslenen, hammaddeye fütursuzca ulaşarak dünya ekonomisine kafa tutan Çin, bu yeni anlaşmayla en ölümcül darbeyi yiyecektir. Amerika, gücünü perçinlemek ve Çin'i tamamen boğmak için eşi benzeri görülmemiş bir hamle yapacak; Çin'e hammadde tedarik eden tüm dünya ülkelerine ağır gümrük vergileri ve yaptırımlar getirecektir. Bu devasa küresel kuşatmanın tartışmasız tek kaybedeni Çin olacaktır. Yeni kurulan bu düzende İran da masaya oturup anlaşmasını bu yeni eksende yapacak; Rusya ise Çin'e giden petrolü kesmese bile artık çok pahalı bir şekilde, fahiş fiyatlardan verecektir. Bu ağır vergi duvarları, ateş pahası enerji ve küresel ekonomik kuşatma altında üretim maliyetleri katlanan Çin ekonomisi, o eski vurucu gücünü kaybederek adeta ABD'nin kucağına itilecektir. Özetle; krizler, hazırlıksız yakalananlar için yıkım, altyapısını kurmuş vizyoner devletler içinse büyük sıçrama tahtalarıdır. Türkiye'nin attığı bu adımlar, basit bir ticari hamle değil, dünyanın yeniden paylaşıldığı bu devasa satrancın şah mat hamlesidir. Karanlık senaryo yazanlara inat, Türkiye’nin aydınlık, tam bağımsız ve güçlü şafağı söküyor. Bekleyin ve görün.
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.