08 Temmuz 2026 - Çarşamba
ALEM GİDER MERSİNE CHP GİDER TERSİNE
.
Yazar - Cengiz Doğan STRATEJİK ANALİZ
Okuma Süresi: 4 dk.

Cengiz Doğan STRATEJİK ANALİZ
-
Türkiye, son yıllarda uluslararası diplomasinin ve güvenlik politikalarının en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyor. NATO üyesi ülkelerin liderleri Ankara'da bir araya geliyor. Dünyanın en güçlü askeri ittifakının zirvesinde, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki gerilim, enerji güvenliği, terörle mücadele ve savunma sanayiindeki yeni iş birlikleri masaya yatırılıyor.
Bugün dünyanın gündemi güvenlik.
Çünkü savaş artık yalnızca cephede verilmiyor. Ekonomiden enerjiye, siber saldırılardan gıda güvenliğine kadar her alan yeni bir mücadele sahasına dönüşmüş durumda. Böylesine kritik bir dönemde Türkiye'nin böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapması, uluslararası alandaki ağırlığını göstermesi bakımından son derece önemli.
Daha da önemlisi, zirve öncesinde birçok ülke temsilcisinin Türk savunma sanayiine yönelik övgü dolu açıklamalar yapmasıdır. Bir zamanlar savunma ihtiyaçlarının büyük bölümünü dışarıdan karşılayan Türkiye, bugün insansız hava araçlarından akıllı mühimmatlara, deniz platformlarından zırhlı araçlara kadar pek çok alanda üretim yapan ve bunları dünyanın birçok ülkesine ihraç eden bir ülke konumuna geldi.
Elbette eksikler vardır. Daha gidilecek uzun bir yol da vardır. Ancak savunma sanayiinde son yirmi yılda kat edilen mesafeyi görmezden gelmek de hakkaniyetli bir yaklaşım olmaz.
Ne var ki böylesine kritik gelişmeler yaşanırken Türkiye'nin iç siyasetinde bambaşka tartışmalar öne çıkıyor.
Muhalefetin gündemi büyük ölçüde parti içi hesaplaşmalar, liderlik tartışmaları ve kurultay polemikleri etrafında şekilleniyor. . Mutlak Butlan kararı sonrası koltuğa oturan Kemal Kılıçdaroğlu ‘arınma’ diyerek parti içinde ihraç süreci başlattı. Mutlak butlan kararı sonrası koltuğunu kaybeden Özgür Özel şehir şehir dolaşıp ‘biz kurultayda hile yaptık’ demiyor koltuğu iktidarın talimatıyla kaybettiğini söylüyor. Yetmiyor Türkiye’yi Avrupa’ya dünyaya şikayet ediyor. Özgür Özel CHP kalacak mı yeni parti kuracak mı gündemleri bu.
Oysa Türkiye'nin karşı karşıya olduğu meseleler bundan çok daha büyük.
Sınırlarımızın hemen ötesinde savaşlar sürüyor. Küresel ekonomide belirsizlik derinleşiyor. Savunma harcamaları rekor seviyelere ulaşıyor. Enerji güvenliği, düzensiz göç, terör tehdidi ve bölgesel istikrarsızlık her geçen gün daha fazla önem kazanıyor.
Böylesine kritik bir tabloda ana muhalefetin kamuoyuna daha güçlü bir dış politika, ekonomi ve güvenlik vizyonu sunması beklenirken, gündemin önemli bölümünün parti içi tartışmalarla meşgul edilmesi ister istemez soru işaretleri oluşturuyor.
Demokrasilerde iktidar kadar muhalefet de önemlidir. Güçlü bir muhalefet, yalnızca iktidarı eleştiren değil; alternatif politikalar üreten, ülkenin temel meselelerine çözüm önerileri sunan ve toplumun geleceğine ilişkin umut veren muhalefettir.
Bugün Türkiye'nin ihtiyacı da tam olarak budur.
Dünya yeni bir güç dengesi kurarken, ülkeler savunmadan teknolojiye, üretimden diplomasiye kadar her alanda gelecek planları yapıyor. Böyle bir dönemde Türkiye'nin iç siyasetinin yalnızca koltuk tartışmalarına sıkışması ne ülkeye ne de demokrasiye katkı sağlar.
Sonuç olarak, siyaset elbette rekabetin alanıdır; ancak bu rekabetin merkezinde kişisel iktidar mücadeleleri değil, Türkiye'nin geleceği olmalıdır. Ankara'da dünyanın güvenliği konuşulurken, içeride yalnızca siyasi hesapların konuşulması, üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo olarak karşımızda duruyor.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları