30 Ekim 2026 - Cuma

MUHTARLAR BU SİSTEMDE VERİMLİ DEĞİL

.

Yazar - Cengiz Doğan STRATEJİK ANALİZ
Okuma Süresi: 6 dk.
Cengiz Doğan STRATEJİK ANALİZ

Cengiz Doğan STRATEJİK ANALİZ

-
Takip EtGoogle News

Daha önce bu köşeden muhtarlık kurumunun bugünkü yapısını ve büyükşehirlerdeki işlevini sorgulamış, muhtarlıkların kaldırılması gerektiğini dile getirmiştim. O gün bu görüşümü destekleyenler de oldu, karşı çıkanlar da… Ancak aradan geçen zamana rağmen kanaatim değişmedi. Hatta son gelişmeler, bu konunun yeniden tartışmaya açılmasının ne kadar gerekli olduğunu gösterdi.

Geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de büyükşehirlerde muhtarlıkların kaldırılması gerektiğine yönelik bir değerlendirmede bulundu. Böylece daha önce dile getirdiğimiz konu yeniden ülke gündemine taşındı. Demek ki aklın yolu bir. Şehirlerin değişen yapısı, teknolojinin geldiği nokta, belediyelerin görev alanları ve kamu kaynaklarının etkin kullanılması artık bu meseleyi daha ciddi biçimde ele almayı gerektiriyor. Muhtarlıkların kaldırılması mahallenin sahipsiz kalması anlamını taşımıyor, vatandaşın yerel yönetimle arasındaki bağın koparılması anlamına da gelmiyor.  Tam tersine, mahallelerin ihtiyaçlarını daha iyi takip eden, sorunları doğrudan belediyeye taşıyan ve çözüm sürecinde sorumluluk üstlenen daha güçlü bir temsil mekanizmasından bahsediyorum.

Bugün büyükşehirlerde belediyeler, ilçe belediyeleri ve çeşitli kamu kurumları mahallelerin altyapısından üstyapısına kadar pek çok hizmeti yürütüyor. Yol, kaldırım, park, kanalizasyon, su ve elektrik gibi konular ilgili kurumların görev alanında bulunuyor. Muhtarlıklar ise çoğu zaman zaten planlanan bu hizmetlerle ilgili yazışma yapıyor yani bir nevi atıl durumdalar. Geçmişte zarar eden kamu iktisadi teşebbüsleriyle ilgili yapılan düzenlemelerde, kamu kaynaklarının etkin kullanılması ve verimlilik esas alınmıştı. Bugün de şehirlerde işlevi ve görev alanı tartışılan muhtarlık kurumları için benzer bir değerlendirme yapılmasının zamanı geldi. Kurumları yalnızca alışkanlıklar nedeniyle sürdürmek yerine, ihtiyaçlara göre yeniden yapılandırılmalı.

Muhtarlık artık günümüze göre revize edilmeli. Mahallenin nüfusuna göre seçimlerde her mahalleden 1-5 arası temsilci seçilir bu kişiler belediye bünyesinde, mahallelerini temsil eden meclis üyeleri ya da özel statülü mahalle temsilcileri olarak görev yapsın. Herhangi bir siyasi partinin emir ve talimatıyla hareket etmesinler. Elbette herkesin bir siyasi görüşü, gönül bağı olabilir. Ancak üstlendikleri görevde parti aidiyetini değil, mahallelinin ortak çıkarını esas alsınlar.

Bu temsilciler bugünkü muhtarların sahip olduğu özlük haklarını korusun. Bunun yanında belediye bünyesinde üstlenecekleri görev karşılığında belediyeden de maaş alsınlar. Böylece hem mahallelinin doğrudan seçtiği temsilciler olur hem de hizmetlerin takibinde daha etkin sorumluluk üstlenirler.

Bu sistemde mahalle temsilcilerinin görev alanı da açıkça belirlenmeli. Yol tamiri, kaldırım düzenlemesi, parkların bakımı, kanalizasyon, su ve elektrik gibi doğrudan günlük yaşamı ilgilendiren hizmetlerin takibi öncelikli sorumlulukları olmalı. Mahallede bozulan bir yol, yapılmayı bekleyen bir kaldırım, bakımsız kalan bir park ya da çözüm bekleyen altyapı sorunu… Temsilciler bu eksiklikleri tespit ederek belediyenin ilgili birimlerine taşımalı. Taleplerin hangi aşamada olduğunu takip etmeli, sonuç alınana kadar konunun peşini bırakmamalı.

Ancak bu temsilcilerin imar, ruhsat ve benzeri teknik konularda karar verici olması doğru değil. Bu alanlar uzmanlık ve teknik değerlendirme gerektiriyor. Mahalle temsilcilerinin görevi teknik karar almak değil, mahallelinin ihtiyacını belirlemek, hizmet talebini iletmek ve uygulamanın takibini yapmak olmalı. Bir diğer önemli konu ise ortak karar mekanizması. Mahalleye yapılacak hizmetler temsilciler arasında değerlendirilerek mümkün olduğunca oy birliğiyle belirlenmeli. Böylece kişisel tercihler yerine mahallenin ortak ihtiyaçları öne çıkmalı. Üç-beş temsilcinin birlikte çalışması, hem denetimi artırır hem de hizmetlerin kişilere bağlı kalmasını önler.

Elbette böyle bir modelin hayata geçirilmesi için mevcut yerel yönetim mevzuatının yeniden ele alınması, görev ve yetkilerin açık biçimde tanımlanması gerekiyor. Seçim yöntemi, temsilcilerin belediye meclisindeki konumu, mali hakları ve sorumlulukları da hukuki bir zemine oturtulmalı. Yani mesele yalnızca muhtarlıkları kaldırmak değil, yerine daha işlevsel ve hesap verebilir bir sistem kurmak. Kamu yönetiminde hiçbir kurum dokunulmaz değildir. Zaman değişir, şehirler büyür, ihtiyaçlar farklılaşır. Buna bağlı olarak kurumların görevleri de yeniden düzenlenir. Önemli olan alışılmış yapıları korumak değil, vatandaşa daha iyi hizmet sunacak sistemi kurmaktır.

Bana göre büyükşehirlerde muhtarlıkların bugünkü yapısıyla devam etmesi yerine, seçilmiş mahalle temsilcilerinin belediye bünyesinde görev aldığı yeni bir model artık ciddi biçimde tartışılmalı. Çünkü mesele bir unvanı ya da makamı korumak değil; mahallelinin sesini daha güçlü duyurmak, hizmeti hızlandırmak ve kamu kaynaklarını doğru kullanmak. Kısacası, muhtarlıkların kaldırılması mahalle temsilinin ortadan kalkması anlamına gelmez. Aksine, daha güçlü, daha etkin ve hesap verebilir bir mahalle temsilciliğinin önünü açmalı.

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları